24 Ocak 2009 Cumartesi

"Yeni Blog"

Uzun zamandır böyle birşey yapma peşindeydim. Sınavları bitirip memlekete geldim ve aklımdakini gerçekleştirmek için işe koyuldum.

Yeni bir blog... Asr-ı Saadet dönemininden olayların anlatıldığı, büyüklerin sözleriyle yoğrulan, Hadislerle şekillenen, ayetlerle süslenen bir blog...

En Sevgili'den eşi Hz Aişe'ye, Ebubekir Sıddık'tan Hz. Ömer(r.a)'e, Osman bin Muaz'dan Zülbicadeyn'e, Uhud'tan Hendek'e, Mute'ye, Tebük'e, Hacer-i Esved'ten Arafat'a...

Yazarken, sizlerle birlikte bende birçok yeni şey öğreneceğim...

Benim isteğim bu yazıyı okuyan blog sahibi herkesin siteyi tanıtım amaçlı bir post atması, en azından "tıklananlar" bölümüne koymasıdır. Böyle birşey için herkes yardımda bulunur...

http://islambuyukleri.blogspot.com/

Soru, görüş vs. için yorum bölümüne lütfen...

23 Ocak 2009 Cuma

4 Halife # Hz. EbuBekir / 1

Mekan Medine, zaman Allah Resulünden 2 yıl sonra...

Mescid-i Saadet'te efendiler efendisinin Cihan Serverinin mescidine yakın bir yerdeyiz.

Sedirin üzerinde bir hasta vardır. Beyaz yüzlü, elacık kemikleri çıkık, avurtları içeride, uzun boylu zayıf bir insan. Bir ara kendisine dediler ki:

"Selman seni görmek istiyor."

Cevapladı hemen:

"Gelsin Selman..."

İçeri giren Selman şöyle diyordu.

"Ey Allah Resulünün dostu! Ey Mü'minlerin büyüğü Allah Resulünün halifesi! Bana bir tavsiyede bulunur musunuz?

Şöyle buyuruyordu:

"Selman, benden sonra fetihler olacak, dünya yanınıza gelecek. Dünyanın şatafat ve debdebesi üstüne çöküverince, dünyaya dalma, mideni tıka basa doldurmakla meşgul olma. Sen kulluğa devam et..."

Selman da diyordu ki:

Müsade buyurur musunuz, bir emriniz yoksa çıkayım?

Gülümsüyor, Selman çıkıyordu...

Birdenbire gözleri doluverdi. Yaşı 63'dü. Yıllar yılı "Sevgililer Sevgilisi" ile bir hayat geçirmişti. Mekke ve Medine'de dolu dopdolu bir hayat...

Şimdi yorgundu. Derin derin öksürüyordu. Akciğerlerinden hastaydı. Derler ki, çağın büyük hastalığı veremden muzdaripti. Öksürükleri evde yankı yapıyordu. Gözlerini yumuverdi birden, tâ eskiye doğru hatıralar onu alıp götürmüştü...

Sanki zaman durmuştu, sanki mekan donmuştu...


* * *


Adı Abdullah idi, Abdullah. Babası Ebu Kuhafe.

Sonraları Ebubekir diyeceklerdi ona. Deve yavrusunun babası anlamında, Ebubekir...

Sonra Sevgililer Sevgilisi, Cihan Serveri ona diyecekti ki:

"Sen cehennemden ve ateşten âzâd olmuşsun ! Cehennem ateşi sana dokunmayacak..."

Ve sonra başka bir lakabı olacaktı. Son derece büyük bir lakap. Sıddık denilecekti ona.

Hastaydı Sıddık, Allah Resulü bu ismi ona verecek, onun sıddık, sadık olduğunu buyuracaklardı...

Saçları, sakalları beyazdı. Kınayla boyardı, güzel bir insandı. Siması çok nurluydu.

Mekke döneminde bütün sermayesini mazlumları, mustazafı, işkence altındaki insanları kurtarmaya harcamıştı. Bilal gibi, Amr bin Fuheyre gibi, Zinnure gibi, Habbab bin Eret gbi, Lübeyne gibi kadın ve erkek köleleri azad ediyordu. Satın alıyordu. Onlara bakıyordu.

Öylesine ki bir ara babası Ebu Kuhafe diyecekti ki:

"Sen kendini tükettin Ebubekir! Bütün malını harcadın!.."

O iyi, doğru hesap yapıyordu. Onun hesabı Rabbine yönelikti.


* * *


İslâma girişini şöyle anlatıyor:

Allah'ın Resulü, Hira'da ilk vahiy geldikten sonra, o sadmeyle, o darbeyle evine gidip; "Beni örtün! Beni örtün! demiş ve sonra Varaka ( Hz. Hatice'nin amcasının oğlu ve yaşlı bir hristiyandır. Vahyi getiren meleğin, bütün peygamberlere vahiy getiren melek olduğunu söylemiştir. ) ile görüşmüşlerdi. Eve döndüklerinde Sıddık'ı çağırmış ve demişti ki:

"Ebubekir, bana vahiy indi! Ben Allah'ın peygamberiyim... Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, ondan başka Rab yok!.."

Bu sözleri duyan Hz. Ebubekir:

"Sen diyorsan doğrudur" demiş, asla tereddüt etmemişti. Bir an dahi duraksamamıştı.

İşte bu yüzden, Sevgililer Sevgilisi bir sohbet esnasında buyuracaklardı:

"Ben İslamı anlattığımda, tebliğ ettiğimde herkesin bir teraddüt anı vardı. Ancak, bir insan vardı ki, o hiç tereddüt etmedi. O Ebubekir idi. O hiç tereddüt etmedi."

Müslüman olduktan sonra Aşere-i Mübeşşere dediğimiz, daha yaşarken cennetle müjdelenmiş insanlardan Hz Osman, Zübeyr bin Avvam, Ebu Ubeyde bin Cerrah, Abdurrahman bin Avf, Talha bin Ubeydullah gibi altı sahabeyi tek başına müslüman yapacaktı. Cennetle müjdelenen 10 sahabeden 6'sı kendisiyle, 7. onun irşadıyla İslamı kabul edecekti.

Allah Resulü'nün tabiri caizse, veziri, sağ koluydu. Hiç ayrılmamıştı hayatı boyunca yanından, bir an bile.


* * *


Birden titreme geldi , üşüdüğünü hissetti. Üşüdüğünde ateşi yükseliyordu. Ateşi yükselmesine rağmen beni örtün dedi. Üstünü örtüyorlardı, Sıddık terliyordu.

Dostlar birbiri ardınca onu ziyarete geliyorlardı.

"Allah selamet versin Ebubekir!" diyorlardı. "Allah merhamet etsin Ebubekir'e..."

O sakin sakin dinliyor ve diyordu ki:

"Artık Firak (ayrılık) vaktidir!"

Gönlünü vermediği dünyadan bir hadiscinin ifadesi ile, Dünya bütün zuhrufatiyle ( yalancı süsleriyle) dünya bütün, bütün, bütün süsüyle Ebubekir'e kendini arz etmişti de, Ebubekir bir an dahi dünyayı düşünmemişti!


* * *


Allah Resulü'nün ona karşı özel bir muhasebeti vardı. Allah Resulü'nden 2 veya 3 yaş küçüktü. Efendimiz ondan büyüktüler...

İkinciydi hep; mağarada ikinciydi, Sevr'de ikinciydi, Bedir'de Resululahın yanında ikinciydi. Mezarda Fahr-i Kainatın yanında ikinci olacaktı.

Bir gün Efendiler Efendisi Hasan bin Sabit'e buyurmuşlardı ki;

"Hasan, Ebubekir'i bir anlat hele bize! Ebubekir Sıddık'ı..."

Anlatmıştı Hasan da, diyordu ki:

" O peygamberi sevendir, Peygamber onu sever. Herkes onu bilir, onun dengi yoktur."

Allah Resulü gülümsüyor ve diyordu ki:

"Aynen öyledir, aynen öyledir..."


* * *

To be continued...

22 Ocak 2009 Perşembe

2 Oyun / 1 Şampiyon

AIR HOKEY









BOWLING




Güven'le Burak'a selam olsun...

21 Ocak 2009 Çarşamba

2 Exam / 1 Hope / 0 English

Writing... Listening...

Gecenin bir yarısı -başka hiç işim yokmuş gibi- neden bişiler yazma ihtiyacı hissettiğimi bilmiyorum. 2 tane gereksiz sınavım var. 70 bilmem kaç ortalamayı tutturursam, 4 ay daha bu gereksiz dersi görmek zorunda değilmişim.

%1 ihtimalin peşinden koştuk
Güven ile birlikte. Salı günü ilk aşama sınavını geçemeyip memleketlerimize gitme umuduydu bizimkisi. Geçtik... Hep anlatmaya çalıştım Güven'e ihtimal her daim %50 dir diye. Ya geçersin, ya geçemez; ya olur ya olmaz... İstatistiğin bir bilim olup olmadığına kafa yorduk günlerce. 3 gün daha, sıcaklığın eksi 15'ten başlayıp eksi bilmem kaçlara kadar gittiği bu şehirde vakit geçirmek zorunda kaldık. Yarın 11 de çilede bitiyor hasrette. X kompozisyonunu yazmak için 50 dakika, Y diyaloğunu anlayıp soruları cevaplamak için 15 dakikam var.

Oyun başlasın...

19 Ocak 2009 Pazartesi

Sayı Saymayı Bilmek?

1-2-3-4-5-6... Foto Portland - Boston maçından... Kanımca her sporun ihtiyacı var böyle anlara. Maçın seyri ne olursa olsun gülümseyebilmek için. Unutmadan, Mustafa Denizli'ye de saygılar...

18 Ocak 2009 Pazar

Ciao KaKá





'Non ha Prezzo' KaKa!
Ciao Kaka!

17 Ocak 2009 Cumartesi

Şaka, oldu KaKa(!) # 2




La Gazetta transferi gerçekleştirip gelecek parayla Milan'ın kimleri alacağınada karar vermiş. Adebayor ile Essien 35'er milyona, Alex ile Clichy 15'er milyona Milan'da(!). Gerçekleşirse, Arapların parasını Londra kulüpleri arasında kardeş payı yapacak Milan.
Torres, Kaka 'yı uyarmış. "Gelme, City doğru takım değil. Futbolu bıraktıktan sonra arkanızda hiçbir başarı bırakmazsanız, kandığınız paranın bir anlamı kalmaz." demiş. Helal olsun Kid'e .

16 Ocak 2009 Cuma

Şaka, oldu KaKa(!)

Manchester City'li Araplar resmi teklifi sunmuşlar Milan'a...
150 Milyon Euro bonservis / Yıllık 15 Milyon Euro Kaka'ya... Oha ya...

12 Ocak 2009 Pazartesi

Bir Ayet / Bir Hadis / Bir Söz # 20

Ey Peygamber! Sana ve sana tabi olan mü’minlere Allah yeter. (Enfal-64)

Kim ki, güneş batıdan doğmadıkça tövbe ederse, Allah onun tövbesini kabul eder. (Hadis-i Şerif)

Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum. (Hz. Ali)

11 Ocak 2009 Pazar

"Bacary Sagna"


"Kritik bir maç öncesi babamla iddiaya girdim.Eğer gol atarsam saçlarımın tarzına karışamayacağına söz verdi.Golü attım ve maç sonrası saçlarımı ördürdüm."

10 Ocak 2009 Cumartesi

O an# 15 / 16

(Mohammed Aboutrika / Mısır - Sudan)

(Frederic Kanoute / Sevilla - Deportivo La Coruna)

08 Ocak 2009 Perşembe

http://www.okyanusmarket.com & Dalya

Birçok arkadaşın bildiği üzre benim; oltayla, avla, balıkla, tüfekle bir ilgim yoktur. Aslına bakarsanız bilgim de yoktur. Geçen -ismi lazım değil- hocamla konuşurken ortağı olduğu (bildiğim kadarıyla) bir sitenin varlığından haberdar etti beni. Doğal olarak merak ettim ve girip şöyle bir inceledim. Başta da dediğim gibi benim ilgimi çekmez; doğaymış, kampmış, balıkmış... Ama ilgilenen biri için 10 numara site. Tasarımı olsun, düzenlemesi olsun, kulanımındaki kolaylık olsun kimin emeği geçtiyse eline sağlık...




Öncelikle siteden kabaca bahsedersek "Birçok Doğa Sporunun Ürün Satışı" yapılıyor.

Birkaç da alt başlığa inmek gerekirse; Akvaryum Malzemeleri, Balık Av Malzemeleri, Avcılık Aksesuarları, Av ve Doğa Giysileri, Kamp Malzemeleri... ürünlerine rahatlıkla ulaşmanız mümkün.

Sitenin özeline inecek olursak: Sık güncellenen bir site. Hemen hergün 4(!) yeni ürün ekleniyormuş. Bunun dışında site; Müşteri Yorumları, Özel Ürünler, İndirimdekiler, Çok Satanlar... başlıklarıyla müşteriye kolaylık sağlıyor.




Gelelim en kritik konuya. Sitede 2.75TL'den başlayıp - 7.200TL'ye kadar uzanan (benim gördüğüm) ürünler mevcut. Bunun dışında; +Bonus ve Card Finans'a 12 Taksit seçeneği, UPS ile kapıda ödeme imkanı var.

Şu an siteye tekrar baktım ve 20TL ve üzeri alışverişlerde Cep Yağmurluk hediye edildiğini, 100TL ve üzeri alışverişlerde kargonun bedava olduğunu gördüm. [Gözümden kaçmıyor hacı:)]


Bunların dışında yazabileceğim bişi yok ama illa bişi daha yaz diyenlere, internetten alış-verişin olmazsa olmazı Güvenilirlik(!) sorunuyla, bu sitede karşılaşmayacağınızı söyleyebilirim. Anasayfa'da %128 Güvenli Site başlığı altında sitenin sahip olduğu Sertifika incelenebilir. Hadi onu geçtim hocamın siteyle bağının olması ve kendisinin haftanın 4 saati karşıma çıkmak zorunda kalması(!) sitenin güvenilirliğinin %728'lere çıkmasını sağlıyor.

Son bir kez daha vereyim sitenin adresini. http://www.okyanusmarket.com/


Bu ve bunun dışındaki her türlü başlıkla ilgili sorularınızı, önerilerinizi ve görüşlerinizi ricardoandradequaresma7@gmail.com adresinden bana ulaştırabileceğinizi biliyorsunuz.

Dipnot: Sitemde 100. postumu yayımlamanın sevinci, coşkusu, heycanı ve hede hödösü içerisindeyim. Diğer 99 postla bağlantısı bulunmayan bir başlıkla "Dalya" demem de şık oldu diyebilirim. Darısı 1000'e...

Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı hâlde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa çıkar. (Ra'd-14)

Yağmurların çoğalıp bitkilerin (ürünlerin) az, Kur’an okuyanların çok olup dini bilenlerin az, İdarecilerin sayıının artıp, güven duyulanların ise kıt olması kıyametin yaklaştığının delillerindendir. (Hadis-i Şerif)

Mal, mülk, çoluk-çocuk; Allahu Teala'nın emanetleridir. Emanetlerini istediği zaman alır. (Mevlana Halidi Bağdadi)

(John Terry -2008 CL Final)